MASAL ŞEHİR PRAG
Prag, nam-ı diğer “masal şehir” ve bu namı gayet hak eden bir şehir. Işınlama makinesinin icadını dört gözle bekleyen bir nesle sesleniyorum: Bulmuşlar! Farklı bir yüzyıla ışınlanayım, bugünden olmasın mı diyorsunuz? Prag’a bir bilet alın. Bu kadar basit. Ama benim gibi turistin en yoğun olduğu yaz döneminde gitmeyin çünkü, şehri değil turistleri görüyorsunuz. Tabii tek gitme şansınız yazınsa yapacak bir şey yok. Yine de gidin. Zaten hiçbir şekilde bu şehre doymak mümkün değil, müzelerini, galerilerini, huzur veren sokaklarını, tarihini de bitirmek mümkün değil. Gide gele tamamlarsınız artık şehri. Böyle diyorum ya merak etmeyin ben de bitiremedim. Interrail gezim sırasında sınırlı bütçe ve sınırlı zamanla Prag’a hak ettiği değeri veremeden Prag’dan ayrıldım. Ancak yine de deneyimlerimi ve duyumlarımı elimden geldiği kadar geniş kapsamlı aktarmaya çalışacağım. Prag kimdir, kimlerdendir, necidir gibi sorulara geçmeden önce minik bir tavsiye; öyle tur kafilelerine falan bağlı kalmayın, her ara sokağa dalın, büyüleyici güzellikleri olan bir şehir. Ayrıca Vltava Nehri’nin keyfini çıkartmayı da unutmayın!
İlk ve en önemli konu: Çek Cumhuriyeti Para Birimi Ne?
Euro kullanmayan ülkelerden biri de Çek Cumhuriyeti. Ama onların Euro kullanmıyor olması sizin Euro’ya ihtiyacınız olmadığı anlamına gelmesin. Orada paranızı Çek Cumhuriyeti para birimi olan Çek Korunası’na çevirmek için Euro’ya ihtiyacınız olduğunu unutmayın!
Prag Pahalı mı?
Prag ucuz bir şehir değil! Ama korkmayın, Prag pahalı bir şehir de değil. Bir Berlin, Paris, Amsterdam gördükten sonra Prag’a pahalı dersem çarpılırım. Ama Belgrad görüp ucuz dersem de muhtemelen çarpılırım. Siz konuyu anladınız. Aşırı turistik sokaklardan hediyelik eşya almayın mesela. Başka alternatifler var ve farklı şeyler satmıyorlar.
Prag’da İletişim Kurmak Kolay mı?
Rahatsızlık verici düzeyde herkesin İngilizce bildiği bir yer Prag. Rahatsızlık verici düzey dedim ama bu benim şahsi kıskançlığımdan kaynaklı bir durum. Herkesle kolaylıkla anlaşırsınız. Rahat olun!
Prag’da Ulaşım İmkanları Nasıl?
Havalimanından ulaşım hakkında hiçbir fikrim ve bilgim olmadığını ve hiçbir şekilde taksi kullanmadığımı söyleyerek başlayayım söze. Ben şehre trenle gittim ve tren istasyonu Old Town Square’e 10 dakika yürüme mesafesinde. Şehir küçük olduğu için aslında her yere yürüyerek ulaşım sağlayabilirsiniz. Benim gibi kısıtlı bütçeyle çıktıysanız veya bütçeniz kısıtlı olmasa bile gerçekten şehri iliklerinizde hissetmek istiyorsanız zaten yürüyün. Bu çok yorulacaksınız demek ama yürüyün! Ancak vaktim çok az ve mümkün olduğu kadar çok yer görmek istiyorum diyorsanız gelişmiş bir toplu taşıma ağı olduğunu ve ulaşmak istediğiniz her yere kolaylıkla ulaşabileceğinizi söyleyebilirim.
Prag’da Konaklama:
Yukarıda şehrin küçük olduğundan ve yürüyerek her yere ulaşım sağlanabileceğinden bahsettim. O yüzden paranız çok değilse 1. Prag’ta konaklamayın. Zenginseniz sözüm yok Old Town Square’e bakan oda tutun zaten.
Ben 1. Prag’da uygun fiyata bulduğum bir hostelde kaldım. Ancak şimdiki aklım olsa yapmazdım. Neden böyle bir şey yaptım? Şehrin o kadar küçük olduğunu bilmiyordum ve hem ulaşıma ekstra para vermek istemedim hem de vakit kazanırım diye düşündüm. Ancak kaldığım hostel o kadar pisti ki yatağa kendi matımı serdim, onun üstüne yattım ve kendi yastığımı kullandım. Hatta hostelin ismini de söyleyeyim ne kadar ucuz olursa olsun orada kalmayın, tuvaletlerinin bile girilecek durumu yoktu. İşte o hostel: AZ Hostel. Neyse kıssadan hisse, şehrin dışında duran, daha ucuz yerlerde, daha kaliteli bir şekilde konaklayabilirsiniz. Şehrin dışı derken gidin 20. Prag’da kalın da demiyorum. Old Town'a yakın ama daha uygun konaklama imkanı olan bölgeler bulabilirsiniz.
Prag’da Gezilip Görülmesi Gereken Yerler:
Başlamadan önce minik bir uyarı, benim kısıtlı vakitte gezdiklerim bile o kadar uzun bir liste oluşturdu ki anlatamam. Prag evet, küçük bir şehir ama siz onun küçüklüğüne aldanmayın. Her sokağında görmezseniz olmaz bir şey olduğu için bitmeyen bir şehir. Lafı çok uzatmadan başlayalım.
Staromestske Namesti (Old Town Square yani Eski Şehir Meydanı): Prag’ı Prag yapan başlıca yerlerden birisi. En turistik nokta. Hatta o kadar turistik ki turistlerden çevrenin güzelliğini görebilmeniz zaman alıyor. Bu meydan birçok önemli yapıya ev sahipliği yapıyor. Bunlardan da kısaca bahsedeceğim. İlki Astronomik Saat Kulesi, benim gittiğim tarihlerde maalesef bakım ve onarım çalışmaları vardı. Çevresi mavi brandalarla örtülüydü ve güzel yüzünü göremedim. Bu listede birinciliği paylaşan diğer yapı Tyn Kilisesi, meydandan gözüken o görkemli yapı. Saat kulesine çıkıp oradan da güzel bir manzarasını görebilirsiniz. Franz Kafka’nın da yaşadığı Dům U Minuty Evi ile Franz Kafka’nın doğduğu 22 numaralı ev de meydanın çevresinde bulunan önemli yerlerden. Yine bu meydanın yakınında Ulusal Galerinin 6 noktasından biri yer alıyor. Ulusal Galeriye en son ayrıca değineceğim. Yine meydanın çevresinde yer alan başka bir müze, Grevin Wax Museum. Bir diğer önemsiz ama eğlenceli nokta ise Sex Machines Museum. Çeşitli seks oyuncaklarından seksin tarihine dair de farklı bilgileri öğrenebileceğiniz garip ve komik müze. Bir bilgi de Hard Rock Cafe tutkunlarına gelsin, Hard Rock Cafe Prag da bu meydana çok yakında yer alıyor.
Josefov yani Jewish Quarter (Yahudi Mahallesi): Oldukça gösterişli “Ooo ne güzel!” diye gezeceğiniz bir mahalle olmasının yanı sıra Avrupa’nın en eski ve hala kullanılmakta olan sinagogu bu mahallede yer almakta, Old New Synagogue. Bu mahallede görebileceğiniz bir diğer şey üst üste binmiş mezar taşlarının bulunduğu Yahudi Mezarlığı. Ayrıca hazır oraya kadar gitmişken hepsine birden girebileceğiniz bir bilet de alırsanız diğer görmeniz gerekenler: Pinkas Synagogue, İspanyol Sinagogu.
Bu mahallede yer almasa da o bilet dahilinde olan bir diğer sinagog: Jerusalem Synagogue.
Ulusal Tiyatro: Bunu yazarken önem sıralaması yapsaydım keşke diye içimden geçirmiş olsam da Ulusal Tiyatro Binası da bence son derece önemli. Çünkü Prag deyince aklınıza gelecek tek şey tarih ve Kafka olmamalı. Onları küçümsediğim için değil, yanlış anlamayın! Ama Prag’ı önemli kılan şeylerden biri muhtemelen köklü sanat tarihi. Ulusal Tiyatro Binası da son derece gösterişli ve büyük. Eğer vaktiniz varsa dışından bakmakla kalmayıp bir tiyatro da benim için izleyin.
Karluv Most yani Charles Bridge (Charles Köprüsü): Old Town ile Prag Kalesinin bulunduğu tarafı birbirine bağlayan üzerinde 30 tane heykelin bulunduğu, ben sanatım diye bağıran bir köprü. Vltava Nehrinin güzelliğine farklı bir boyut katıp büyülenme etkisini beşle çarpan bir güzellik. Ayrıca kulelerine de çıkabilirsiniz. Bu köprüden geçmezseniz Prag’a gittim diyemezsiniz. O kadar önemli.
Kafka Museum: Charles Köprüsünden bahsetmişken Kafka Müzesine de değinmeden olmaz. Köprüyü geçtikten sonra turist kalabalığının peşine takılın ve onlarla beraber sağınızdaki sokaktan yürüyün. Yine sağ tarafınızda müzeyi göreceksiniz. Kafka’nın hayatına dair derinlikli bilgi edinmek ve el yazmalarını görmek isterseniz içeriye girin. Buna da para vermeyeceksiniz de neye para vereceksiniz. Kafka deyince içinize doğan o boğuculuğu da içeride sonuna kadar hissedin.
Charles Bridge View Point: Kafka Müzesinden bahsetmişken buna da değinmek zorundayım. Müzenin yan tarafında Vltava Nehrinin Charles Köprüsü ile birleşiminden doğan güzel bir manzarasının gözüktüğü, turistlerin fotoğraf çekilmek için birbiri ile yarıştığı nokta.
Lennon Wall: Charles Köprüsünü geçince sağa değil de sola dönseydiniz ne görürdünüz?İşte bu sorunun ilk cevabı Lennon Duvarı. İsminden de anlayabileceğiniz üzere kendisi John Lennon ile ilişkilendirilen bir duvar çünkü öldükten sonra onun portresi yapılmış buraya ve daha sonra barış ile ilgili sembollerin yapılması ve sözlerin yazılması ile beraber bugün anıtsal bir boyut kazanmış durumda. Ayrıca bu duvarın önü sokak müzisyenlerinin bulunduğu bir nokta.
Kampa Island: Charles Köprüsünü geçince sola döndüğünüzde karşınıza çıkacak diğer bir nokta da burası. İsmi ada olan kendisi ada olmayan bir parçacık. Gerçi sanırım aslında ada ama karaya o kadar yakın ki yollarla karaya bağlanmış ve yürüyerek ulaşım sağlamak mümkün. Bu arada aslında ada olup olmadığı konusunda net bir fikrim yok, sadece bir tahminde bulundum, kimseyi kandırmış olmak istemiyorum. Bu bölgenin özelliği son derece yeşil bir alan olması. Ayrıca Kampa Museum da bu bölgede yer alıyor.
St. Nicholas Church: Kaleye doğru çıkarken “Aaa ne kadar da güzel!” demeyi unutmayın.
Prag Kalesi: Prag’da gezecek yerler bitmez, tamamen bitirebilmek için haftalar harcamak gerekir belki de. İşte bunun kanıtına bakalım bide. Kalenin olduğu bölgede kale haricinde görmeniz gereken o kadar çok önemli eser, müze, kilise ve daha bir sürü şey var ki… En önemlilerine değinmeye çalışacağım. Ama ondan önce bir detay bilgi vereyim. Benim gibi yaz ortası turizmin patladığı bir günde giderseniz her müze önünde bitmeyen kuyruklarla karşılaşmanız muhtemel. St. Vitus Katedrali, bölgede görmeden geçmemeniz gereken en önemli eserlerden ilki. St. George’s Bazilikası, Aziz Vitus Katedralinin hemen yanında yer alıyor. Old Royal Palace, buraya dönüş yolunda da bakabilirsiniz, aklınızda bulunsun. Kalenin çevresinin saraylarla dolu olduğunuı fark edeceksinizdir. Ayrıca Ulusal Galerinin bir diğer parçası da bu bölgede bulunmakta.
Strahov Manastırı ve Strahov Kütüphanesi: Kaleye kadar gidip buraya gitmemek olmaz diyorlar ama ben gitmedim. Neden? Çünkü yorgunluktan ölmüştüm. Ama siz bana uymayın gidin. En büyüleyici kütüphanelerden birinin Strahov Kütüphanesi olduğu dedikoduları var etrafta. Manastır da yaklaşık 1000(bin) yıl kadar eskiymiş. Büyülenme garantisi veren insanlar tanıyorum. Onların yalancısıyım.
Letna Park: Bu sefer biraz nehir kenarına inip sakince manzaranın keyfini çıkaralım. Dağ tepe bayır anlatmaktan ben yoruldum. Neyse eğer vakit olarak sıkıntınız yoksa ya da biraz dinlenmeye ihtiyacınız varsa orası burası. Yaz aylarında bu parkta Bira Festivali yapılıyormuş. Bir de koca bir metronom parçası var, gitmişken ona da şöyle bir bakın. Bir zamanlar yerinde Stalin heykeli varmış ama şimdi yerinde yeller esiyor tabii.
Ulusal Galeri: 6 farklı lokasyonda çeşitli eserlerin sergilendiği galeri. (2 lokasyonuna değindim yukarıda.)
Dancing House: Her yerde karşınıza çıkan garip mimarili, dans eden kadın ve adamı andıran yapı.
Church of Saints Cyrill and Methodius: İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler’in adamlarından olan Reinhard Heydrich’i öldürenlerin Nazilerden saklandığı kilise.
Oyuncak Müzesi: Prag gibi bir şehirde olmazsa eksik olurdu zaten. Şehirdeki her dükkan bu konuda başlı başına bir müze gibi.
Cafe Slavia: Bu gezilip görülecek yerler bölümündeki vurucu noktam. Nazım’ın Prag’da yaşadığı yıllarda vaktini geçirdiği cafe. İçeride bir Nazım portresi var, tüyleri diken diken eder…
Prag’ta Ne Yenir, Ne İçilir?
UYARI! Bahşiş zorunlu. Bu ne demek? Eğer bir mekanda garsona bahşiş vermezseniz sizden isteyecek demek. Türkiye’de bahşiş kültürü olmadığı için bu garip geliyor ancak Avrupa’da böyle dostlar. Tabii Çekler bu konuda biraz kabalar, ama şehrin hatırına idare edin.
Ne Yenir?
Kahvaltı: Burada yazar mısır gevreği ya da bir takım hamur işlerini kastediyor mesela kruvasan gibi. Kahvaltıyı hiçbir yerde Türkiye’deki gibi bulamayacaksınız.
Yemek: Her çeşit hayvan eti. Eğer domuz eti hassasiyetiniz varsa bunu garsonlara söylemeyi unutmayın. Özellikle Prag’da her yemekte domuz ürünlerine rastlamak mümkün.
Ne İçilir?
Bira: Sudan gerçekten daha ucuz olan içecek. Yerel biraları, Krusovice, Kozel, Matuska, Bernard... Çok da ucuz, deneyin, için, serinleyin.
Tabii ki Absinthe! Prag deyince daha herkesin aklına ilk gelen içkilerden biri.
Becherovka: Shot olarak tüketilen tarçınlı yerel bir içki.
Prag’da Gece Hayatı:
Hareketli olduğu söyleniyor. Sokaklar geç saatlere kadar hareketliydi ancak gece eğlenebilecek kadar yüksek enerjiye sahip değildim. Çünkü 2 gün boyunca gündüz çılgınlar gibi müze gezerken yorgunluktan ölmüştüm. Ama gece kaldığım hostelin Old Town'da olmasından yararlanıp dışarı çıkıp kahvemi yudumlarken etrafı gözlemledim. Bir kere şunu söylemeliyim ki sokaklar gece çok geç saatlere kadar hareketliydi ve insanlar eğleniyorlardı.
Daha çok seyahat yazısı okumak için buraya, Instagramda beni takip etmek buraya tıklayın.



Yorumlar
Yorum Gönder